tragedya:

Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.
Sabahattin Ali - ” Kürk Mantolu Madonna ”

tragedya:

Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.

Sabahattin Ali - ” Kürk Mantolu Madonna ”

tragedya:

Zaman sadece geçermiş gibi yapıyor.En basit anlar,içimize hiç silinmemecesine demir atmış duruyor.
Marcy Levy - ” Gölge Hırsızı” 

tragedya:

Zaman sadece geçermiş gibi yapıyor.En basit anlar,içimize hiç silinmemecesine demir atmış duruyor.

Marcy Levy - ” Gölge Hırsızı” 

tragedya:

Sana söyleyecek hiçbir sözüm yok ,Hatırla ..Ne demiş Shakespeare?“İnsanlar yalnızca kendilerinin hissetmediği acıları çekenleri teselli edebilirler”İşte bu yüzden Sen anla,Gelemiyorum yanına…
Breeze - ” Sen Anla ”

tragedya:

Sana söyleyecek hiçbir sözüm yok ,
Hatırla ..
Ne demiş Shakespeare?
“İnsanlar yalnızca kendilerinin hissetmediği acıları çekenleri teselli edebilirler”
İşte bu yüzden 
Sen anla,
Gelemiyorum yanına…

Breeze - ” Sen Anla ”

icguveysindeniclice:

“Tomris Uyar Alfabesi” İle.Aşk:Mânâsız bir aşk dünyanın en güzel şeyidir, ama sevdiğin için şarkı söylemezsin, şiir yazmazsın, roman yazmazsın. Sorarlar hep, sizin için yazılmış bir şiir var mı? Var. Edip’in var, Turgut’un var, Cemal’in var. Ama bu onların aşkı düşünmelerini gösterir, beni düşünmelerini göstermez. İnsanların aşkı düşünüşleri vardır ve o düşünce bazen bir objeye rastlar. O karşılaşmayla içgüdü olarak başka türlü görünür, ama içeride aşk aynı aşktır. Bu yüzden saçma aşkının da başımın üzerinde yeri var.Burjuvazi: Türkiye burjuvazisi üreten değil, tüketimi körükleyen bir burjuvazi. Müzik derseniz, akşamüstü bir araya gelip, eğlenip kadın poposu seyrettikleri bir müzik. Şarkılar sevgilisizlik, terkedilme, aşk üzerine, ama aşktan anladıkları da zırva.Edip Cansever:Edip’in kendine göre özel bir dili vardı. Hikâyeli yazardı. Turgut Uyar’dan da, Cemal Süreya’dan da Edip’ten etkilendiğim kadar etkilenmem. Edip daha çok anlatan —bunları iyi anlamda söylüyorum—, daha süslü ve imgesi bol bir yazardı. Tekrarı seven bir şairdi. O da onun yöntemi…Hata: Yaşam hatasızlığa dayalı olamaz. Bazen hatalar büyük keyifler bırakabilir. İnsan Hakları Bildirgesi’ne girmesi gereken bir madde bu. İnsan saçmalayabilmeli, hata yapmalı. Yapılmazsa da hayat bir şeye benzemez. Hele ilişkilerde.İçmek:Yahu, iç sigaranı… Benim kadar çok içmek de iyi değil tabii. Ama başka keyif maddesi kalmadı hayatımda. İçki de içemiyorum artık. Belki bir yere kadar az içebilirim, ama öyle yapacağıma, hiç içmem daha iyi. Her şeyim öyledir. İçkiyi içtim mi çok içerdim. Sevgim de öyledir.Lâzım: Önce neşe lâzım, bir de iyi dans etmeniz lâzım.Şiir: Şiir tamamen matematiktir. Turgut Uyar da öyle derdi. O da matematik çok severdi. Matematik çok yanlış öğretiliyor insanlara. “İki kere iki dört eder”i ezberleyerek başlarsınız. Niye dört ettiği üzerine düşünülmez, öğretilmez. Sanatsal iyi bir şey yapıyorsanız, içinde matematiğe benzer bir kurgu olması gerekir.* Bunlar benim seçtiklerimdi içinden.Tamamını ise buradan okuyabilirsiniz; ki, bence okuyun derim.

icguveysindeniclice:

“Tomris Uyar Alfabesi” İle.

Aşk:Mânâsız bir aşk dünyanın en güzel şeyidir, ama sevdiğin için şarkı söylemezsin, şiir yazmazsın, roman yazmazsın. Sorarlar hep, sizin için yazılmış bir şiir var mı? Var. Edip’in var, Turgut’un var, Cemal’in var. Ama bu onların aşkı düşünmelerini gösterir, beni düşünmelerini göstermez. İnsanların aşkı düşünüşleri vardır ve o düşünce bazen bir objeye rastlar. O karşılaşmayla içgüdü olarak başka türlü görünür, ama içeride aşk aynı aşktır. Bu yüzden saçma aşkının da başımın üzerinde yeri var.

Burjuvazi: Türkiye burjuvazisi üreten değil, tüketimi körükleyen bir burjuvazi. Müzik derseniz, akşamüstü bir araya gelip, eğlenip kadın poposu seyrettikleri bir müzik. Şarkılar sevgilisizlik, terkedilme, aşk üzerine, ama aşktan anladıkları da zırva.

Edip Cansever:Edip’in kendine göre özel bir dili vardı. Hikâyeli yazardı. Turgut Uyar’dan da, Cemal Süreya’dan da Edip’ten etkilendiğim kadar etkilenmem. Edip daha çok anlatan —bunları iyi anlamda söylüyorum—, daha süslü ve imgesi bol bir yazardı. Tekrarı seven bir şairdi. O da onun yöntemi…

Hata: Yaşam hatasızlığa dayalı olamaz. Bazen hatalar büyük keyifler bırakabilir. İnsan Hakları Bildirgesi’ne girmesi gereken bir madde bu. İnsan saçmalayabilmeli, hata yapmalı. Yapılmazsa da hayat bir şeye benzemez. Hele ilişkilerde.

İçmek:Yahu, iç sigaranı… Benim kadar çok içmek de iyi değil tabii. Ama başka keyif maddesi kalmadı hayatımda. İçki de içemiyorum artık. Belki bir yere kadar az içebilirim, ama öyle yapacağıma, hiç içmem daha iyi. Her şeyim öyledir. İçkiyi içtim mi çok içerdim. Sevgim de öyledir.

Lâzım: Önce neşe lâzım, bir de iyi dans etmeniz lâzım.

Şiir: Şiir tamamen matematiktir. Turgut Uyar da öyle derdi. O da matematik çok severdi. Matematik çok yanlış öğretiliyor insanlara. “İki kere iki dört eder”i ezberleyerek başlarsınız. Niye dört ettiği üzerine düşünülmez, öğretilmez. Sanatsal iyi bir şey yapıyorsanız, içinde matematiğe benzer bir kurgu olması gerekir.

* Bunlar benim seçtiklerimdi içinden.
Tamamını ise buradan okuyabilirsiniz; ki, bence okuyun derim.

"Canı cehenneme rahat uyuyanın
Kapısını örtenin perdesini çekenin
Canı cehenneme yüreği yalnız kendiyle dolanın
Duvarları ancak çarpınca görenin
Camlarında paramparça cesetler uçarken
Dünyayı tüketenin canı cehenneme
Ölüm hücrelerinde umutlarım sönerken
Aşkları tüketenin canı cehenneme
Canı cehenneme başkasının yangınıyla ısınanın
Evini ısıtıp yemeğini pişirenin."

— Şükrü Erbaş (via portakalyokusu)

(Source: thereisnolifeit, via saraah-j)

Can Yücel

portakalyokusu:

Nahide Hanım söyledi yine
Neden babama yazmışım da
Anama şiir döktürmemişim
Kaç kere yazdım
Cebimden uçup gittiler
Ben onyedi yaşında beni yıkayan
Anneme şiir yazacak kadar şair değilim.

justkeepbreathing831:

such a powerful image.

justkeepbreathing831:

such a powerful image.

(Source: prettyydamnreckless, via saraah-j)